


Napoliye giden trende yorgunluğun uykuya dönüştüğü andan sonra gözlerimi açtığımda şehre varmamıza az kalmıştı.Tren istasyonuna geldikten sonra metroyla şehir merkezine ulaştık.Şehir merkezinde ilk dikkatimi çeken şeylerden biri de otomobiller oldu.Pek çoğunun bir tarafı hasarlıydı.Bir de trafik kurallarına uyma konusunda kendimizi eleştiririz diye düşündüm.Bizden beterleri de varmış!.Şehirde birkaç gün geçirdikten sonra bu düşüncemde ne kadar haklı olduğu anladım.Napoli'de yaya hakkı diye birşey yok.Geçiş hakkı yaylara olduğu zaman bile,adımınız atmadan önce çok dikkatli olmanız gerekiyor.Yoksa burnunuzun dibinden sinek vızıltısı gibi geçen bir motorun tekerlekleriyle haşır neşir olabilirsiniz.
Napoli Vezüv dağının eteklerine yakı bir yerde kurulmuş bir şehir.Napoli halkı,her an yeni bir volkanik patlamanın olabileceği korkusuyla yaşıyorlar.İzlediğim bir belgeselde,yeni bir patlamanın olması durumunda tüm şehrin sadece dakikalar içinde lavlar altında kalacağı söyleniyordu.Tıpkı bir zamanlar Pomepi'ye olduğu gibi.Belkide ölüme bu kadar yakın olmak,Napolileri kuralsız,günü yaşayan,keyfine düşkün insanlar yapıyordur.Hatta o derece ki,öğle saatlerinde marketler bile saat 13 ile 16 arası kapalı .akşam 19 dan sonra yemek yiyecek bir restaurant bulmanız biraz şansınıza kalmış.
Tabiki pizza.İtalyanların ünlü pizzasının asıl oratya çıktığı yer Napoli.250 yıl önce,fırıncılar fakir halk için,ince hamurun üzerine basit malzemeler ekleyerek pişiriyorlardı pizzayı.Hikayeye göre,kraliçe Margaritha Napoli'ye, sarayına geldiğinde mükellef hazırlanmış sofraya rağmen canı pizza yemek istemiş.Fakat bu, saray sofrasında akla gelebilecek en son şeymiş.(Kraliçe kaprsi işte)ne yapıp ne edip Napoli'nin en iyi pizzacısını bulup saraya getirmişler.Kraliçe pizzayı çok beğenmiş,özellikle İtalyanların ünlü peyniri mozeralla ve fesleğenle hazırlanmış olanı.Ahçıya adını sorduğunda, heyecandan birşey aklına gelmeyen ahçı,''sizin onurunuza Margherita adını verdim majesteleri'' diye cevap vermiş.
İzmir'e benzeyen merdivenli sokaklarında dolaşırken ise sanki Hatay semtinde teyzemlere gidiyormuş gibi hissettim.Daracık sokak aralarında,balkonlardan sarkan çamaşırlar hemen göze çarpan dikkat çekici manzaralardı.Napolideki gezimizi tamamlayıp Pompei'ye giden feribota bindiğimizde ise Napoli bende hoş ve güzel bir seda bırakmıştı.






